Guayaquil bana Venezualla sonrası dünyanın en güvenli şehri gibi geldi. Karakas’ta havuz & otel kombinasyonu iyiydi ama sokaklarda aval aval dolanmak gibisi yok. Otel odasının kapısından eşyalarımı fırlattığım gibi kendimi attım Guayaquil sokaklarına.
Eskiden turistlerin fidye için kaçırıldığı Bogota turizme ve turistlere karşı yeni bir şans için tüm olanaklarını zorluyor anladığım kadarıyla. Bedava şehir turları, kısmen ingilizce bilen güvenlik görevelileri ve hemen hemen her yerde turist ofisleri falan…Açıkçası şaşırdım. Beklentim düşük diye herhalde. Yinede el kol sallaya sallaya, laylaylom laylaylom, elinde fotoğraf makineleri falan sokaklarda dolaşmak çok zekice olmaz.
Tüm projeyi bir kenara atıp, 2-3 ay takılmak istediğim yer. Uçağım geç vakit geldiği için San Juan’da bir gece kaldım. Şehir de pek bir numara yoktu, varsaydı bile benim görmeye zamanım olmadı. Sabah otobüse binip Jaco denilen yere doğru yola çıktığımda manzaralar bir enteresanlaştı. Yeşiller üstüme üstüme patlamaya başladı.
Ja-Mon (yaa man) lafı herkesin dilinde. Herşey yolunda, rahat ol niyetine söyleniyormuş bu laf.
Tokyo’da biri daha bana katıldı. Ama işi kırıp geldiği için onunda ismini açıklıyamıyoruz. Artık birileri gelsin de videolara falan çıksın bıktım bu FBI kafası witness protection triplerinden. Neyse bu webisode yazısını kendisi yazdı. İçerik olarak katılmadığım yerler olsa da çok başarılı bir yazı olduğunu düşünüyorum. Birde kendine nickname bulamamış benden rica etti bir tane bulmamı.
Seul dünyanın en güvenli şehirlerinden biri, Korelilerde dünyanın en şeker ve yardımsever insanları olabilirler. Türklere de tapıyorlar.
Güzel kokulu liman demekmiş. O zamanlar tütsü fabrikaları varmış, şimdi kalmamış. Nerde o eski tütsü kokulu Hong Kong derler şimdi. Bir rivayete göre de bu liman şehrini İngilizler Çinlileri opium ile kandırıp almışlar.
Fotolar için tıklayın.
Anahtar kelimeler: dolmuş süsleme sanatı / öküz kuyruğu / ispanyol esintileri / at arabaları / volkan patlamaları / düşündürten insan manzaraları /
ÖNCE MANİLA NERESİ?
Filipinler… Bir kaç turizm acentasında lanse edilen sahil konseptli kareler dışında hiç bir çağrışım uyandırmayan ülkelerden biridir sanki. Başkent Manila da aynı şekilde işitsel ya da görsel herhangi bir kıpırdanma [...]
Fotolar için tıklayın.
Anahtar kelimeler: estetik ziyafet / pırıl pırıl / düzenin bale pabucu / hayvan resort’ta safari / maketsi havalar / rahat insanlar / ışıklı keyifler / şık seyirler
MAKETSEL DENEYİMLER
Yıllar yılı “yere bal dök yala” deyimi ile özdeşleşmiştir Singapur’un ne kadar temiz bir kent olduğuna dair anlatılar. Katılmamak ihtimal dışı ancak bir yandan da merak [...]
Fotolar için tıklayın.
Anahtar Kelimeler: Tropik İslam / Pirinçli Kültür Türlüsü / Beni kolonize etme, benle oynama / Yemek ve yemek / Batik / Misafirperveristan /
“MALEZYA’NIN KÜLTÜRÜ YOK!”
Sert bir başlık mı? Aslında yalnızca bir alıntı… Hem de orta yaşın üzerinde halis mulis bir Malezyalı’dan direkt aktarılmış ve şişirmeden çevrilmiş. Ne demek istediğini kavrayabilmek içinse önyargı vitesini [...]
Fotolar için tıklayın.
KO PHA NGAN
Fantastik bir kumsal, bol kepçe palmiye ve dip manzaralı deniz… Tamaaam, çekiyoruuz… Şık şık! Eveet kartpostalımız altına yazısını da koyunca tamam: Ko pha ngan. Kareye girmeyen diğer detaylar da ‘olacak gibi değil’ dedirtiyorsa günde en az üç-dört öğün, evet evet burası Ko pha ngan. Bungalowlar olsun, uygun fiyatlı iyi oteller olsun, [...]
Fotolar için tıklayın.
ÖNKAFA
Kule. Kalkış izni istiyoruz. Tamam.
Anti-paralize hormon kapakları açılsın. Tamam.
Algı reseptörleri tam kapasite ile devrede. Tamam.
3 2 1… Piyuww!!!
Yolluk: Bu web yazıtları ile 80 Günde 20 Alem’in fatihi Hakan’a sosyal geçitleri aralama heveslisi Balonkafa olarak eşlik ediyor olacağım. Şimdi söz, Bangkok kafasında!
Anahtar Kelimeler: gülen insanlar – budist yaklaşımlar – nefis tatlar – pazarlıklar [...]
Asya rotası hazır. Bu kıtada yaklaşık bir ay geçireceğim. Kim geliyor?
Cuma 4-12-09
Istanbul (IST) – Bangkok (BKK)
Varış 8:10 +1gün
7,884 km
Süre: 10’ 5’’ (aktarmalarla 11’ 35’’)
Salı 8-12-09
Bangkok-Penang-Kula Lumpur-Singapur
Tren ile Bangkok’tan Singapur. Aralarda otobüs ve feribot seferleri olacak. Yolculukta görülmesi planlanan yerler : Phuket, Ko Samui, Hat Yai, Penang, Kuala Lumpur ve Singapur. Bangkok-Singapur hiç durmandan gidilirse 48 [...]
80gunde20alem.com, bir multimedya seyahat günlüğü projesidir. Jules Verne’in klasikleşmiş “80 Günde Devrialem” romanının web projesi olarak yeniden yorumlanışıdır.
80 günde, 3 kıtada, Türkiye’den vize istemeyen 20 ülke gezilecek:
Asya(7 ülke) – Tayland / Malezya / Singapur / Filipinler / Hong Kong / Güney Kore / Japonya
Güney Amerika (9 ülke) – Kolombiya / Kosta Rika / Nikaragua / [...]
ÖNKAFA
Kule. Kalkış izni istiyoruz. Tamam.
Anti-paralize hormon kapakları açılsın. Tamam.
Algı reseptörleri tam kapasite ile devrede. Tamam.
3 2 1… Piyuww!!!
Yolluk: Bu web yazıtları ile 80 Günde 20 Alem’in fatihi Hakan’a sosyal geçitleri aralama heveslisi Balonkafa olarak eşlik ediyor olacağım. Şimdi söz, Bangkok kafasında!
Anahtar Kelimeler: gülen insanlar – budist yaklaşımlar – nefis tatlar – pazarlıklar – tuk tuk’lar – turistik seks pazarları – pozitif havalar
KEDİSİ OLSUN… İKİZİ OLSUN…
Bir varmış bir yokmuş, Siyam diye bir diyar varmış… Aslında burası da Taylandmış. Meğersem 1939’da isimlerini “Özgürlükler Ülkesi” ne karşılık gelen Tayland olarak değiştirivermişler. İngilizlere saygı kuşağı kapsamında olsa gerek Thai(land)deyivermişler kendilerine. Başlığa antiparantez Siyam kedisi var meşhuuur. Siyam diyarında asillerin beslediği, kutsal kabul edilen tapınak bekçileriydiler bir zamanlar. Nerdeee o eski hanedanlık günleri bazıları sokakta yaşıyor artık. Onun dışında bir de Siyam ikizi diye bir kavram nüksetmiştir tıp literatürüne, yapışık olarak doğan ikizler için kullanılır ki bu deyişin nedeni de ilk hadisenin Tayland’da vuku bulmasıdır.
MUTFAKTA OLANLAR SOKAKTA OLUYOR…
Sokak kültürü dorukta yaşanıyor bu alemde. Tropikal bir iklimde yaşıyor olmak böyle bir şey olsa gerek. Üzerine bir de çoğunlukla dışarıda yemek yeme kültürü de eklenince sokakta her türlü gezici mutfak ünitesi ile karşılaşılabiliniyor. Akıllara gelen ilk soru: Pis mi? Walla orası bilinmez ama gayet lezzetli olduğu kesin. En başta sos olayını çözmüşler. Deniz mahsulleri de olacak gibi değil. Ve alınan tatlar için ödenen bedel ciddi ucuz. Tayland, akılda kalacakların yanı sıra damakta kalacak lezzetlerle dolu.
PAZARLIĞIN BABANNESİ
Pazarlık bu ülkede turistik yaşamın bir parçası değil binbir parçası. Fiyatlar ilk telaffuz edilenden 3, 4 hatta bokunu çıkarırsanız 5’te birine kadar bile düşebiliyor. Ancak bu alemde sınayacağınız pazarlık yapmadaki yeteneğinizden öte sabrınız. Bir yerden sonra ciddi bir sürmenaj sürecine girmek kaçınılmaz.
YÜZEN MARKET (I mean Floating Market)
Bir dedeye playstation konsolunu anlatabilmek bazen ne kadar tarifsiz oluyorsa (bir arkadaşımın çocuk yaştaki bu girişimi sırasında dedesinden şöyle bir cevap almışlığı vardır: Hadi cnm benlen dalga mı geçiyorsun, sen hiç oradaki adamları yönetebilir misin ) Yüzen Market kavramı da ilk duyuşta bulanık bir çağrışım yaratıyor. Yani neymiş? Yeniyi anlamak kadar bilmediğimiz bir gelenekseli anlamak da zor olabiliyormuş, yaaaa… Hareket halinde olan botlarda, ki sizin de hareket halinde bir botta olmanız gerekmekte, alışverişteki olmazsa olmaz pazarlık durumu bir oyuna dönüşüyor sanki. Hadi sen şimdi sor bana ne kadar diye, ben sana bir fiyat vereyim, sonra sen bir şey söyle lalala lololo… Lokal kültürün bir parçası olan bu marketlerin bazıları artık bir nevi turistik tesis olarak tahsis edilmiş. En komiği de aleme özgü botların içerisine dizili turistlerin birbirlerine burası nassı bir yermiş yahularının bu nereli acabalarla mikslenen ortaya karışık şaşkın bakışları.
İKİ KELİME, BİR VASITA, TAYLAND’A ÖZGÜ… TUK TUK!!!
At arabasından bozma motordan olma üç teker bu vasıta kendinden ziyade çılgın kullanıcıları ile daha bir çarpıcı hal almış. Pazarlık yoğun, gideceğiniz yere götürülmeye ikna etmek de cabası. Ancak caddelerde Tuk Tuk’la seyahat etmek gerçekten de Tayland’a özgü ve çok keyifli.
SEKSE DAİR HOŞGÖRÜ PARADOKSU
Bangkok’un bilinen diğer bir yüzü de seks turizmi. Bazı bölgelerden geçmek için mide durumunu tekrar bir gözden geçirmek lazım gelebilir. Alan memnun satan memnun durumuna saygı göstermekle birlikte durumlar estetik bakışınızı zorlayacak görselliğe ulaşınca biraz sorgulatıcı oluyor açıkçası. Barlarda ya da sokaklarda kendini servis eden kadınlardan ziyade (bazen yaş grafiği 11-12 lere kadar düşebiliyor!) buram buram seks turizmine geldim hojam kılıklı erkeklerin bardan hatun tavlamış edaları saçmalatıcı bir kafa etkisi yaratıyor. Tüm bu furyanın içerisindeki en büyük paradoks ise bu tip mevzulara bu denli hoşgörü gösteren bir toplumda karşılaştığınız manzaralar neticesi ile hoş görme parametrelerinizde oluşan tsunami etkisi.
HER ÜLKEYE BİR MÜZİK GRUBUNUN İSMİ VERİLSEYDİ TAYLAND NİRVANA OLURDU
Buda bugünleri görseydi Nirvana’ya ikinci yolculuğunu yapardı heralde. Alemde neredeyse herkes Budist ve gerçekten budist. Kavga eden iki Taylandlı görmek 80 günde 80 ülke dolaşabilmek kıvamında bir ihtimal. Gel de Budist olma!
GÜLÜMSEYİN, KLİK!
Her şeyden öte burası gülen insanların ülkesi… İnsanların gülümsemeyi unuttuğu alemlerden gelenler için ilk etapta biraz affallatıcı ve bir o kadar da iç açıcı. Roma’da Romalı gibi olun dolaylaması ile gülümsüyoruz!
Aralık 11th, 2009 at 16:00
Oyle bir dunya yok Hakancigimiz*
*alinti
nefissiniz sekerler
Aralık 19th, 2009 at 06:02
size imrenmemek mümkün değil.yaklaşık 2 yıl önce thailand’a gitmiş ve aşık olmuştum.videoları izlerken tekrar gitmeliyim dedim:) eğer yardıma ihtiyacınız olursa seve seve gelirim (süper bavul taşırım bu arada) şaka bir yana cesaretize şapka çıkarıyorum. gezdiğiniz yerlerle ilgili yazdıklarınız yeni rota seçimlerimizde bize ayna tutacak. iyi eğlenceler
Aralık 19th, 2009 at 11:59
gez tabi ya arkanda Grupama